Prof Dr Tevfik Özlü, hantavirüsün pandemiye dönüşme riskinin düşük olduğunu ancak bazı türlerinin ölümcül olabileceğini açıkladı. Karantina süreçlerinin kritik önem taşıdığını belirtti.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, hantavirüsün yayılma potansiyeli ve pandemi riskiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle tahliye edilen yolcuların karantina süreçlerinin titizlikle yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Özlü, bazı hantavirüs türlerinin yüzde 50’ye varan ölümcül oranlara sahip olabileceğini belirtti.
Prof. Dr. Özlü, hantavirüslerin uzun süredir bilinen virüsler arasında yer aldığını ancak mevcut salgının endişe yarattığını ifade etti. Hantavirüslerin Kovid-19 gibi kolay bulaşan virüsler olmadığını belirten Özlü, gemide hastalığa neden olan tipin insandan insana bulaşabildiğini ancak bunun hızlı bir yayılıma yol açmadığını söyledi. Uzun süreli yakın temas gerektiren bu virüsün, hızlı yayılma ve çoğalma olmaksızın pandemiye dönüşme riskinin düşük olduğunu ekledi. Dünya Sağlık Örgütü gibi kuruluşların da yakın bir pandemi riski görmediğini açıkladığını aktardı.
Hantavirüslerin zaman zaman lokal ve sınırlı salgınlara yol açtığını kaydeden Özlü, Türkiye’de de yıllardır tek tük vakaların görüldüğünü söyledi. Türkiye’de daha çok böbrek yetmezliğiyle seyreden ateşli kanama tablosunun görüldüğünü, ancak gemide ortaya çıkan formun akciğer yetmezliğine ilerleyerek daha ölümcül olabildiğini belirtti. Bu formun ölüm oranının yüzde 50’ye kadar çıkabildiğini ifade etti.
Şu ana kadar 11 vakanın tespit edildiğini bildiren Özlü, tahliye edilen yolcular arasındaki karantina sürecinin dikkatle yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Karantina sürecinde yeni vakaların ortaya çıkabileceğini belirten Özlü, panik yapılacak bir durum olmadığını ancak sürecin iyi yönetilmesi gerektiğini söyledi. Gemiden tahliye edilen yolcuların bir kısmının ülkelerine uçakla taşınması ve bazılarında sonradan hastalık tablosunun gelişmesi, uçaktaki diğer yolculara bulaşma endişesi doğurdu. Bu yolcuların takibinin başlatılmasının önemine dikkat çekti.
Türkiye’ye getirilen yolcuların karantina süreçlerinin iyi yönetilmesinin çok önemli olduğunu kaydeden Özlü, 6 haftaya kadar uzayabilen karantina döneminde, bireylerin kendilerini iyi hissetse veya testleri negatif çıksa bile hastalığın sonradan ortaya çıkabileceğini belirtti. Bu nedenle karantina süresince dikkatli olunması, dışarı çıkılmaması ve yakın temaslardan kaçınılması gerektiğini vurguladı.
Öte yandan kruvaziyer gemilerinde norovirüs kaynaklı salgınların da görüldüğünü belirten Prof. Dr. Tevfik Özlü, norovirüslerin genellikle bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı gibi belirtilere yol açan, kolay bulaşan virüsler olduğunu söyledi. Kirlenmiş eller, yüzeyler ve gıdalar yoluyla bulaşabilen norovirüslerin, özellikle açık büfe yemeklerde bulaşma riskini artırdığını ifade etti. Bu tür virüslere karşı en önemli koruyucu önlemlerin el hijyeni ve ortak kullanılan eşyaların temizliği olduğunu belirtti.
Hantavirüs ve norovirüse karşı spesifik bir ilaç veya aşının bulunmadığını belirten Özlü, tedavide destekleyici yöntemlerin uygulandığını söyledi. Sıvı dengesinin sağlanması, ateşin düşürülmesi ve ağrının kesilmesi gibi tedavilerin uygulandığını, ağır vakalarda ise daha ileri destekleyici tedavilerin gerektiği bilgisini verdi.
Kayseri Bülten, Kayseri ve çevresindeki gelişmeleri anlık, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Yerel gündemden ulusal gelişmelere kadar geniş içerik ağıyla gündemin nabzını tutar.
Yorum Yap