Fransa, 1994 Ruanda Soykırımı’ndaki sorumluluğunu kabul etse de suç ortaklığını reddediyor. Merkez Bankası’na finansman suçlaması yöneltildi.
Ruanda’da 1994 yılında yaşanan soykırımın finansmanına iştirak ettiği iddiasıyla Fransa Merkez Bankası hakkında Aralık 2025’te şikayette bulunuldu. Fransa, 800 binden fazla Tutsi’nin hayatını kaybettiği bu soykırımdaki ağır sorumluluğunu kabul ediyor. Ancak ülke, herhangi bir suç ortaklığını reddetmeyi sürdürüyor. Bu durum, Fransa’nın Afrika kıtasındaki azalan nüfuzuyla ilişkilendiriliyor.
Afrika’da askeri varlığının azalmasıyla ekonomik ve kültürel etkisini kaybeden Fransa, Ruanda ve Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki etnik katliamlardan sorumlu tutuluyor. Bu durum, ülkenin bölgedeki nüfuz kaybının başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. Ruanda’da 32 yıl önce yaşanan soykırımdaki Fransız rolü hala tartışılıyor.
Fransa, 23 Haziran 1994’te Ruanda’nın güneybatısında sığınmacılar için güvenli bölge oluşturmak amacıyla Turkuaz Operasyonu’nu başlattı. Ancak operasyon, soykırımı engellemek yerine soykırımcılara silah ve mühimmat desteği sağladığı iddialarıyla eleştirildi. Bu destek, Tutsilerin kurduğu Ruanda Yurtsever Cephesinin (RPF) ilerleyişini kısıtladı.
Yıllar sonra ortaya çıkan belgeler, Fransız ordusunun kontrolündeki bölgeden Hutu hükümetine kaçması için “diplomatik telgraf” ile emir verildiğini gösterdi. Ayrıca Fransız istihbaratının soykırım öncesinde hükümeti bilgilendirdiği de ortaya çıktı. Dönemin sosyalist Cumhurbaşkanı François Mitterrand, soykırım sinyallerine rağmen Ruanda Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana ile ilişkilerini sürdürdü.
1994’te soykırıma suç ortaklığı eden çok sayıda kişi Fransa’ya gelerek ülke için bir tür “sığınak” haline geldi. Mitterrand, soykırım boyunca izlediği politikalar nedeniyle eleştirildi. 1998’de Le Figaro gazetesine verdiği demeçte “O ülkelerde bir soykırım yaşanması o kadar da önemli bir şey değil” ifadesini kullandı.
Dönemin Cumhurbaşkanı Mitterrand, Ruanda’da bir soykırım yaşandığını kabul etse de Fransa’nın bunda hiçbir sorumluluğu olmadığını savundu. 1998’de Mitterrand’a yakın isim Paul Quiles’in başkanlığında kurulan Ruanda Soruşturma Komisyonu, ülkenin soykırımda “hiçbir şekilde” etkisi olmadığı yönünde rapor yayımladı.
2004’te dernekler ve sivil toplum kuruluşları, Fransa’nın Ruanda Soykırımı’ndaki rolüne ilişkin Sivil Araştırma Komisyonu kurdu. Komisyon, 2005’te yayımladığı “Yüzümüze Çarpan Dehşet: Fransız Devleti Ve Ruanda Soykırımı” başlıklı 600 sayfalık raporda Fransa’nın soykırımda rol oynadığını ortaya koydu. Aynı yıl bazı Fransız avukatlar, Turkuaz Operasyonu’nda yer alan Fransız askerleri hakkında “soykırıma suç ortaklığı” iddiasıyla dava açtı.
Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, 2007-2012 döneminde Ruanda ile ilişkileri onarma çabasına girdi. 2010’da Kigali’ye yaptığı ziyarette, Fransa’nın yaklaşık 16 yıldır inkar ettiği soykırıma ilişkin itiraf niteliğinde açıklamalarda bulundu. Sarkozy, o dönemin hükümetinin “çok ciddi hatalı değerlendirmeler” yaptığını ve “bir çeşit körlük yaşadığını” söyledi. Bu açıklamalarla Fransa, Ruanda Soykırımı’ndaki sorumluluğunu ilk kez kabul etti.
Fransa’nın Ruanda Soykırımı’ndaki rolü uzunca bir süre inkar edilirken, Sarkozy’nin açıklamalarını daha ileriye taşıyan resmi adımlar 2019’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan geldi. Macron, Ruanda konusunda araştırma yapılması için tarihçi Vincent Duclert’in başkanlığında bir komisyon oluşturulmasını istedi.
Söz konusu Araştırma Komisyonu’nun 2021’de yayımladığı raporda, Fransa’nın soykırımda suç ortaklığının olmadığı ancak ağır sorumluluğunun bulunduğu belirtildi. Raporda, Fransa’nın “soykırımcı Ruanda hükümetine uzun zaman yatırım yaptığı ve soykırım konusunda körmüş gibi davrandığı” kaydedildi. Macron, Mayıs 2021’de Kigali’de soykırım anıtında yaptığı konuşmada “Sorumluluklarımızı tanımaya geldim” dedi.
Soykırımın 30. yılı dolayısıyla 2024’te yayımladığı video mesajında Macron, ülkesinin Batılı ve Afrikalı müttefikleriyle 1994 Ruanda Soykırımı’nı durdurabilecek güce sahip olduğunu ancak bunu yapacak iradeyi göstermediğini dile getirdi. 2025’te yayımladığı mesajda ise Macron, Fransa’da yaşayan soykırım faillerinin yargılanması ve cezalandırılmasına ilişkin adalet sürecinin devam ettiğini belirtti. Fransa’nın soykırımın cezasız kalmasına ya da unutulmasına karşı kararlılıkla mücadeleyi sürdüreceğini vurguladı.
Ruanda Sivil Taraflar Kolektifi ve bir grup Fransız, 1994’te Ruanda’da yaşanan soykırıma ve insanlığa karşı suçlara iştirak ettiği suçlamasıyla Fransa Merkez Bankası hakkında Aralık 2025’te şikayette bulundu. Dilekçede, Fransa Merkez Bankası’nın o dönem soykırımda kullanılan askeri teçhizat ve silahların finansmanı için yapılan para transferlerini onaylamakla suçlandığı belirtildi.
Liberation gazetesi ve Radio France’ın edindiği bilgiye göre, şikayetin merkezinde o dönemde Fransa Merkez Bankası’ndan Ruanda Merkez Bankası’na yapılan 7 havale yer alıyor. Bu havalelerin soykırım döneminde gerçekleştiği iddia ediliyor.
Ruanda’da 1994’te Hutular, dönemin Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana’nın uçağının düşmesinden sorumlu tuttukları Tutsilere karşı soykırım başlatmıştı. Ülkede 100 gün süren katliamda 800 binden fazla Tutsi hayatını kaybetmişti.
Kayseri Bülten, Kayseri ve çevresindeki gelişmeleri anlık, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Yerel gündemden ulusal gelişmelere kadar geniş içerik ağıyla gündemin nabzını tutar.
Yorum Yap