Türkiye’den Lübnan’a 730 Tonluk İnsani Yardım Gemisi Beyrut’a Ulaştı
Türkiye, AFAD ve Kızılay aracılığıyla 730 tonluk insani yardım malzemesini taşıyan gemiyi Beyrut'a gönderdi. Gıda, barınma ve hijyen malzemeleri içeren yardım, yerinden edilen Lübnanlı ailelere ulaştırılacak.
- Admin
- 2 dakika okuma süresi

Türkiye’den AFAD ve Türk Kızılay’ın katkılarıyla hazırlanan 730 tonluk insani yardım malzemesini taşıyan gemi, Lübnan’ın Beyrut Limanı’na demirledi. Yardımlar arasında 7 bin 200 çadır, gıda, barınma malzemeleri ve hijyen kolileri bulunuyor.
Beyrut Limanı’nda düzenlenen karşılama törenine Türkiye’nin Beyrut Büyükelçisi Murat Lütem, Lübnan Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid, İdari Kalkınma Bakanı Fadi Mekki ve Lübnan Yüksek Yardım Komitesi Genel Sekreteri Bassam Nabulsi gibi üst düzey yetkililer katıldı.
Yardımların Teslim Edilmesi ve Önemi
Türkiye’den gönderilen yardımların Lübnan Yüksek Yardım Komitesi’ne teslim edilerek, İsrail saldırıları nedeniyle yerinden edilen ailelere ulaştırılması hedefleniyor. Büyükelçi Murat Lütem, törende yaptığı konuşmada Lübnan’ın zor günler geçirdiğini ve 1 milyondan fazla kişinin yerinden edildiğini belirtti. Lütem, bu yardımın 7 bin 200 çadır, 10 binden fazla yiyecek kolisi, 28 bin battaniye ve bin hijyen kolisi içerdiğini açıkladı.
Lütem, Türkiye’nin insani yardım konusundaki küresel liderliğine vurgu yaparak, milli gelire oranla Türkiye’nin en cömert ülke olduğunu söyledi. Lübnan Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid de Türkiye’ye ve Türk halkına teşekkür ederek, yardımların yerinden edilen aileler için hayati önem taşıdığını vurguladı. Seyyid, İsrail saldırıları nedeniyle nüfusun yaklaşık yüzde 20’sine denk gelen 1 milyon kişinin yerinden edildiğini ve acil yardıma ihtiyaç duyduğunu aktardı.
Lübnan İdari Kalkınma Bakanı Fadi Mekki ise Türkiye’den bir hafta içinde ikinci yardım gemisinin ulaştığına dikkat çekerek, Türk halkının ve hükümetinin insani alanda ilk günden itibaren çağrılara yanıt verdiğini ifade etti. Mekki, çadırların yerinden edilen ailelerin yeniden güneyde tutunabilmesi açısından sembolik bir değer taşıdığını da sözlerine ekledi.


